logo

Zelve Hotel ve Sofra Restoran, Avanos, Kapadokya

Adresimiz:
Zelve Hotel
Yukarı Mah. Çarşı İçi
50500 Avanos
Nevşehir
Kapadokya
 

Tel.: 0384 511 6777 
  0384 511 4524
Fax: 0384 511 4687
GSM:  0532 558 5622
  0536 407 9083

Güzel Kapadokya'daki şirin Avanos

Avanos'un yukarı mahallenin görüntüsüAvanos'ta da Hititler'den beri çarkla çanak-çömlek yapıldığı bilinmektedir. Bu el sanatı kavimden kavime, babadan oğula geçerek günümüze kadar gelmiştir. Avanos'un dağlarından ve Kızılırmak'ın eski yataklarından yumuşak ve yağlı kil topraklar elenir ve iyice yoğurularak çamur haline getirilir. Çark adı verilen ve ayakla döndürülen tezgah üzerindeki çamurun maharetle şekillendirilmesiyle istenilen çanak yapılmış olur. İşlik denilen atölyelerde üretilen çanaklar önce güneşte, daha sonra da gölgede kurutulduktan sonra, saman ve talaşla yakılan fırınlarda 800 dereceden başlayıp 1200 derece sıcaklık arasında özenle pişirilir.

Türkiye'nin en uzun nehri Kızılırmak, Avanos yakınlarında suladığı tüflü, killi topraklar nedeniyle eski zamanlarda adına yakışır bir kızıllığa bürünüyor. Barajlar yaptıktan sonra bu özelliği genelde yokolmuştur. Yörede yemek kapları, su testileri, kışlık yiyecek saklamak için çömlekler ve küpler, su küpleri tanınan çanak ürünleridir. Avanos, günümüzde Kapadokya'nın El Sanatları Merkezi olarak tanınmaktadır.

Çanak çömlek atölyesiArar isen gerce meryem oğlunu,
Elindeki sırığından bellidir.
Körde bilir Avanos'un yolunu,
Testi bardak kırığından bellidir.
     Seyrani

Gökteki yıldızın ucu terazi
Poyrazları kaldı geçti birazı
Bize miydi bu feleğin garazı
Felek beni taşa çaldı neyleyim
Gökteki yıldızı fener mi sandın
Sevip ayrılmayı hüner mi sandın
Beni bu sevdadan döner mi sandın
Felek beni taşa çaldı neyleyim

Bir çorap başladım başlı başına
Felek agu kattı tatlı aşıma
Yedi sene düştüm yarın peşine
Felek beni taşa çaldı neyleyim
    Selahattin Küçükdağ

Avanos çömlekçi heykeliKarşı bağda sıra sıra bademler,
Otusun ağlasın yâri gidenler,
Ne sen bana doydun nede ben sana
Kör olsun gurbeti icat edenler
Alıverin filintamı oymadan,
Ben gidiyom Avanosa doymadan.

Karşı bağda badem açmış duruyor,
Yaprağı dalında solup duruyor
Bir güzeli bir çirkine vermişler
Ağlayıp gözyaşın silip duruyor,
Alıverin filintamı oymadan
Ben gidiyom Cinoğluna doymadan

Karanlık yerdedir bizim yurdumuz
Bu günlerde arttı yine derdimiz
Bir yavruyu bana çok mu gördünüz
Hep ellerin üçer beşer yâri var.
Keklik olsam kaya gibi deşerdim
Zengin olsam kız peşine düşerdim

Perde olup pencerene çekilsem
Balmumu olup başucuna dikilsem
Saat beşten sonra yinede gelsem
Acep bana sefa geldin den'mola
Alıverin filintamı oymadan
Ben gidiyom şu Naci'ye doymadan

Filozoftur bu yörenin insanı
Ruhu derinde yüksektir başı,
Konuk ağırlamayı çok sever
Doyulmayacak kadar tatlıdır aşı.
     Yaşar Büken